Basketbol Yıldızlığından Gömlekçiliğe Uzanan Yol

1992 yılında Ümit Milli Takım formasıyla Avrupa Şampiyonasında attığı son saniye üçlüğüyle milli takımı finallere taşımış zımba gibi bir delikanlı.

Basketbol ve Gömlekçiliğin konumuzla ne alakası var dediğinizi duyar gibiyim. Aslında tam da bizler için örnek bir hikaye olduğunu, sizler de yazıyı okuyunca anlayıp bana hak vereceksiniz. Hadi o zaman başlayalım. 26 yaşında ilk “milyon” dolarını kazanmış, 34 yaşında 55 milyon dolarlık servet edinmiş bir genç… Basketbol sahasının parkelerinden borsanın yıldızları arasına nasıl girdiği bende çok merak uyandırmıştı, umarım sizi de aynı şekilde etkilemiştir.

1992 yılında Ümit Milli Takım formasıyla Avrupa Şampiyonasında attığı son saniye üçlüğüyle milli takımı finallere taşımış zımba gibi bir delikanlı. O takım da kimler yok ki… Gökhan Üçoklar, İbrahim Kutluay, Levent Erden gibi yıldız isimlerle dolu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde okuyan bu genç bir arkadaşıyla gittiği borsa seans salonunun onun bütün hayatını değiştireceğinden habersizdi. O gün borsa salonunun hareketliliğini görmüş ve büyülenmiş. Garip grafiklerle dolu ekranlar, alım satım yapanlar, kazananlar ve kaybedenlerin olduğu bu salon onun bütün hayatını değiştirmiş. O günün akşamı evine teknik analiz kitaplarıyla dönmüş. Ertesi gün gittiği seans salonunda bir hisse için yaptığı analizle oradaki insanları etkilemeyi başarmış

Sabah ve akşam antremanları arasında soluğu artık borsa seanslarında almaya başlamış.
Çok geçmeden de Genç Milli Takım Kampı’nda basketbolu bırakmaya karar vermiş. Bu karar sonrası transfer olmuş ve aldığı 10 bin dolar ücreti borsada değerlendirmiş. Alıp sattığı hisselerle arka arkaya kâr etmiş ve basketbolu da hayatından zamanla tamamen çıkarmış. Kendisi bu kararından dolayı hiç pişman olmadığını da dile getirmiş.

1999 yılının sonlarında borsadan ilk milyon dolarını kazanmış. 26 yaşında bir genç için büyük bir başarı. 34 yaşına geldiğinde ise 55 milyon dolarlık bir servete sahip bir duayen.
Ve bu servetin tamamını borsadan kazanan bir trader. Tabi bu kadar kolay olmadı bu süreç. 1994 krizi 10 bin dolar olarak girip 20 bin dolara çıkardığı transfer kazancını kaybetmesine neden olmuş. Bu olay sonrası artık bu işi profesyonel bir şekilde yapmaya karar verir.

İlk olarak araştırma raporları hazırlayarak başlar işe, daha sonra dealer olur. İşin mutfağında o da pişmeye başlar yavaş yavaş. Çok geçmeden başka bir firmaya araştırma müdürü olarak transfer olur. 1996 yılında ise aynı firmada kendi yatırımlarını kontrol etmeye başlar ve gömlekçi olur. Borsa dilinde kendi adına işlem yapan trader’lara gömlekçi denir. Gömlekçi, bir aracı kurumla anlaşır ve onların trader gibi işlemlerini yapıp aynı zamanda kendi hesaplarını yönetebilirler. 23 yaşında ve Türkiye’nin en genç gömlekçisi. İyi de kim bu trader diyorsunuz.

Evet yazımızın kahramanının ismi Burak Sevindik.

Neydi bu başarının sırrı?

2008 yılında dünyanın en zengin isimlerinden olan Warren Buffet’ın, 25 yaşındayken 140 bin dolarlık, 32 yaşına geldiğinde ise 1 milyon dolarlık servete sahip olduğunu düşününce Burak Sevindik’in başarısının ne kadar etkileyici olduğunu sanırım daha iyi anlayabiliriz.

Ona yerli Buffet benzetmesi yapılması onunla aynı stratejiyi izlediği anlamına gelmiyor. O Buffet’ın stratejisinin tam tersini uyguluyordu. Buffet değer yatırımı prensibine göre hareket eder. Alım yapılacak hisselerin şirketlerini inceleyip piyasa değerini baz alarak işe başlar. Daha sonra olması gereken değeri hesaplanır ve ucuz kalmış hisseler satın alınarak 5-10 yıl gibi uzun vadeyle elde tutar.

Burak Sevindik ise flow-trade prensibine göre stratejisini kurmuş. Yüksek hacimli hisselerdeki oynaklıklara, piyasa yönüne ve genel ekonomik atmosfere dayalı bir strateji. Uzun vadeli yatırımlar olsa dahi temelde yüksek işlem hacimli hisse senetlerinde doğru zamanda alım satım yapmaya dayalı bir strateji. Bu stratejide piyasanın yönünün iyi bir şekilde bilinmesi ve en uygun zamanlarda alım ve satım yapılması gerekli. Burak Sevindik bir röportajında kendini şöyle anlatıyor. “Ben flow-trader’ım. Düşükten alıp yüksekten satarım. Bu işte zamanlama çok önemli.

İnsanlar konuşuyor, ‘Burak piyasayı düzeltiyor,’ diye. Tahtaya bakınca bir şeyleri görüyorsunuz. Miktarlar büyük olduğu için göze batıyorum o kadar. Yabancılar da bizim gibi, onlar ne yapıyorsa ben de aynısını yapıyorum. İnsanlar “yabancı alır, tutar” diyor. Yok böyle bir şey!”
  • 23 yaşında Türkiye’nin en genç banka gömlekçisi
  • İlk milyon dolarını 26 yaşında kazandı. 
  • 34 yaşında borsadan elde ettiği kazancı 5 milyon dolara yükseltti.
  • 2005 – 2008 döneminde borsada 15 milyar doların üzerinde işlem hacmine ulaşan tek isim
  • 2007 yılında 5 milyar dolarlık işlem hacmi gerçekleştirdi. Bu miktar, borsanın toplam işlem hacminin % 3’üne denk geliyor.
  • 2005 yılında 1 milyon 119 bin 190 lira vergi ödeyerek rekortmenler listesinde 75. oldu.
  • 2006 yılında 1 milyon liranın üzerinde stopaj ödedi. Bu rakamın diğer yıllarda daha da arttığı tahmin ediliyor.

 

Evet bir borsa sihirbazının başarısının küçük bir kesitini sizlere aktarmaya çalıştım. Bu küçük kesit ve yukarıdaki rakamlar onun
ne kadar büyük bir trader olduğunu ortaya koyuyor sanırım. Onun sahip olduğu inanç, disiplin ve azmin hepimize örnek olması dileğiyle.

Kaynak: borsanasiloynanır

.
Antonyo Vivaldi

Antonyo Vivaldi

Twitter