Borsada Tek Başına

Kategori: Ekonomi, Genel Kültür / Yazar: Barış Kardeş

Okumanın ve okuduklarımızdan dersler çıkarmanın ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu nedenle bu sayıdaki yazımda borsa efsanelerinden Peter Lynch’in “Borsada Tek Başına” kitabından bazı kısımları alıp bilginize sunmak istedim. Alıntıladığım kısımlardan bazılarını onaylayacak, bazılarına şüpheyle yaklaşacak, kimilerini de belki reddedeceksiniz.

Peter Lynch kimdir?

Peter Lynch (19 Ocak 1944 doğumlu) Amerikalı bir yatırımcı, fon yöneticisi ve hayırsever. 1977 ve 1990 yılları arasında Fidelity Investments’ta bulunan Magellan Fund’un yöneticisi olarak, Lynch yıllık %29.2’lik bir getiri sağladı. Sürekli olarak S&P 500 pazar endeksini iki katına çıkararak onu dünyanın en iyi yatırım fonu haline getirdi. Görev süresi boyunca, yönetim altındaki varlıklar 18 milyon dolardan 14 milyar dolara yükseldi. Ayrıca, yatırım üzerine birçok kitap ve makalenin ortak yazarlığını yaptı.

Lynch, performans belgesine ilişkin mali medya tarafından sürekli bir “efsane” olarak tanımlanır ve Benjamin Graham’ın The Intelligent Investor adlı kitabının 2003 güncellemesindeki Jason Zweig tarafından “efsanevi” olarak adlandırılmıştır. Kaynak: Wikipedia

Sizleri kitaptan dikkatimi çeken bölümlerle baş başa bırakıyorum. Okuduklarınızı kripto para piyasası açısından da değerlendiriniz.

İyi okumalar…

Sakın profesyonellere kulak asmayın!

Borsada geçirdiğim 20 yıl bana, -herkes gibi- beyninin ancak yüzde üçünü kullanan normal bir insanın kârlı hisseleri, değme Wall Street uzmanı kadar, hatta ondan daha iyi seçebileceğini öğretmiş bulunuyor.

***

New England’lı bir itfaiyeciyi konu alan ünlü bir öykü vardır. 1950’li yıllarda bu itfaiyeci evine komşu bir Tambrands fabrikasının hızla büyümekte olduğunu fark eder (o zamanlar bu kuruluşun adı Tampax’tı).

İtfaiyeci dostumuz fabrikanın böylesi büyük bir hızla geliştiğine göre mutlaka kâr etmesi gerektiğini düşünür ve ailecek şirketin hisselerine 2.000 dolar yatırırlar. Bununla da kalmayarak beş yıl süreyle her yıl ikişer bin dolarlık yatırım yapmaya devam ederler. 1972 yılına gelindiğinde bu itfaiyeci çoktan milyoner olmuştu. Bu talihli yatırımcı o yıllarda bir broker’dan ya da herhangi bir borsa uzmanından tavsiye isteseydi büyük bir olasılıkla ona teorisinin yanlış olduğunu ve bu sevdadan vazgeçmesini söylerlerdi, o da en iyisinin bu olduğunu düşünerek yatırım fonlarına katılır ve o zamanlar pek moda olan elektonik şirketi hisselerinden satın alırdı. Allah’tan bizim itfaiyeci kendi bildiği yolda ilerlemiş.

***

Arkadaşım Harry Houndstooth (buarkadaşım zaten kaderin sillesini yediği için adını gizli tutup size uydurma bir isim veriyorum). Aslında hepimizin içinde biraz Harry Houndstooth’luk vardır. Bu mali reis günlerden bir gün bütün bir sabahı Wall Street Journal ve ayrıca yılda abone ücreti olarak 250 dolar ödediği bir borsa dergisini okuyarak geçirmiştir. Kendisine risksiz, ama büyük kâr potansiyeline sahip yeni bir hisse senedi aramaktadır. Hem Journal’da, hem de borsa dergisinde Winchester Disk Drives adında bilgisayar disketleri kontrol mekanizmaları üreten bir şirketten olumlu sözlerle bahsedilmektedir. Bu kendi bildiğini okumakla tanınan, ama geleceği parlak görünen küçük bir kuruluştur.

Houndstooth bilgisayar disketini güvercin heykelinden ayırmaktan acizdir, ama broker’ıne telefon eder ve Merrill Lynch’in Winchester’i atılım göstermesi beklenen şirketler listesine dahil ettiğini öğrenir. Houndstooth, bu bir tesadüf olamaz, diye düşünür ve çok geçmeden binbir zorlukla biriktirebildiği paranın 3.000 dolarını Winchester’e yatırmanın iyi bir fikir olduğuna karar verir. Nasıl olsa gerekli araştırmayı yapmıştır! Tam o sırada Houndstooth’un karısı Henrietta – aynı zamanda Ciddi Para İşlerinden Anlamayan Şahıs olarak da anılır (ki bana kalsa bu isim kocasına daha çok yakışıyor) – alışverişten dönmüştür ve kocasına The Limited adında çok güzel yeni bir giyim mağazası keşfettiğini söyler.

Bu mağaza müşteri ile dolup taşmaktadır.

Kocasına satış görevlilerinin ne denli sana yakın olduğunu ve malların ucuzluğunu anlatmak için sabırsızlanmaktadır. “Jennifer’ın bütün sonbahar gardrobunu oradan düzdüm,” der. “Sadece iki yüz yetmiş beş dolar tuttu.” Mali Reis, “İki yüz yetmiş beş dolar mı?’ diye homurdanır. “Ben de burada oturmuş senin etrafa dağıttığın paraları çoğaltmanın yollarını arıyorum. Ama sonunda bizi düze çıkaracak şeyi buldum: Winchester Disk. Bu iş çantada keklik. Bu hisselere üç bin dolar yatıracağız.” “İnşallah iyice düşünmüşsündür,” der, Ciddi Para işlerinden Anlamayan Şahıs. “Havalight Photo Cell işini unuttun mu? Hani o hisseler için de çantada keklik demiştin de sonra yedi dolardan üç dolar elli senle düşmüştü. Tam bin beşyüz dolar kaybetmiştik.” “Evet ama o Havalight’tı bu ise Winchester. Wall Street Journal bilgisayar disketleri kontrol mekanizmaları üreticilerinin son yılların en hızlı büyüyen şirketleri olduğunu yazıyor. Bir tek biz mi bu işin dışında kalacağız?”

Hikâyenin gerisini tahmin etmek zor değil. Winchester Disk Drives kötü bir dönem geçirir, ya da rakip firmalar şirketi zorlamaya başlar ve hisse fiyatı 10 dolardan 5 dolara düşer. Mali Reis bu gelişmelerin hiçbirine akıl erdiremediği için en iyi çözümün elindeki hisseleri satmak olduğuna karar verir ve sadece 1.500 dolar -yani Jennifer’e beş gardrop daha düzecek kadar para kaybettiğine sevinir.

Bu arada Houndstooth’un haberi olmasa da, karısının övgüyle söz ettiği The Limited’ın hisse fiyatları sürekli olarak yükselmektedir. Aralık 1979’da elli sentin altında olan fiyat (bu fiyat senet arttırımına gidildikten sonra bulunan sayıdır) 1983 yılında yirmi katına çıkarak 9 dolara ulaşır. Houndstooth hisseleri bu fiyata bile satın almış olsaydı, fiyatın bir ara 5 dolara kadar inmesine rağmen hızla kendini toparlayıp 52,87 dolara çıkmasına tanık olacak, böylece yatırdığı paranın beş katı kazanç elde edecekti. Bu hisseye başından para yatıranlar yatırımlarının 100 katı kâr ettiler, yani Houndstooth o zamanlar 10.000 dolar yatırmış olsaydı bu hisse senedinden bir milyon doların üzerinde kazanç elde edecekti.

***

Bir gün karısına, “Şu işe bak,” diye mırıldanır. “Hani şu senin beğendiğin mağaza var ya, Limited. Meğerse hisselerini borsayı sürmüş. Yani hisseleri satın alabiliriz. Hem de kârlı bir yatırıma benziyor, daha doğrusu televizyonda bir borsa uzmanı öyle diyordu. Forbes da şirketi kapak konusu yapmış. Neyse, kısacası bütün borsacılar bu hisseleri tavsiye ediyor. En iyisi emekli sandığından bir-iki bin dolar çekip bu hisseye yatıralım.” Henrietta kuşkuyla, “Emekli sandığında hiç para kaldı mı?” diyesorar.

Mali Reis, “Elbette kaldı, kalmaz olur mu?” diye parlar. “Hem de yakında senin en sevdiğin mağaza sayesinde daha da artacak,” Henrietta, “Ama artık ben oradan alışveriş etmiyorum,” der. “Bütün mallar değerinden daha pahalı ve artık eskisi kadar orijinal değil. Aynı şeyler başka dükkânlarda da var.” “Bunun bizim işimizle ne ilgisi var?” diye karısını tersler bizim Mali Reis. “Ben alışverişten değil, yatınmdan söz ediyorum.” Houndstooth hisselerini en yüksek fiyatı olan 50 dolardan satın alır. Çok geçmeden fiyat 16 dolara düşer, düşüş devam ederken Houndstoolh yine az para kaybettiğine sevinerek hisseleri elinden çıkarır.

***

Ne Gigahertzi?
Amatör yatırımcılar nedense pastahane pastahane dolaşıp çörek yemeyi menkul kıymetler analizi olarak kabul etmezler. Bu kişiler hiç anlamadıkları konulara para yatırmayı daha mantıklı bulurlar. Wall Street’in saçma sapan bir kuralı vardır: Bütün paranızı tek kelimesini bile anlamadığınız işlere yatırın. Burnunuzun ucunda, elle tutabileceğiniz yatırım fırsatlarına dönüp bakmayın da adını bile bilmediğiniz tuhaf bir aleti üreten fabrikalara çuvalla para dökün! Geçenlerde benim de karşıma bu tip bir fırsat çıktı. Masamın üzerinde bulduğum bir rapor son derece başarılı bir şirkete yatırım yapmamızı öneriyordu.

Bu şirketin ürettiği şey ise “bir megabit S-Ram, C-mos (yanında bedava metal oksit yarı iletken), bipolar risc (indirimli öğretici bilgisayar seti), girdi/çıktı düzenleyici veri prosesörlü, 16 bitlik çifte port hafızan, unix işleme sistemli, bileği taşından megaflop polisilikon yayıcılı, altı gigahertzlik, çifte metalizasyon iletişim protokollü, asenkron geri gidiş kapasiteli ve 15 nanosaniyelik” bir hafıza çipi idi. Ne gigahertzi, ne megaflopu? Broker’ınız sizi özel olarak arayarak son yılların en büyük fırsatı olduğunu, bu işten on milyonlar kazanacağınızı söylese de eğer yatırım yapacağınız şey bir yarış atı mı yoksa bir hafıza çipi mi anlayamıyorsanız bu işten uzak durun derim ben!

***

Borsaya para yatırmaya karar vermeden önce onu iyice tanımalı, şirketlere güvenebilmeli, niçin hisse senetleri ile ilgilendiğinizi ve karşılığında neler beklediğinizi, yatırım amacınızın uzun vadeli mi kısa vadeli mi olduğunu anlamalı ve fiyatlarda gerçekleşebilecek ani, beklenmedik ve ciddi düşüşlere nasıl tepki göstereceğinizi önceden kestirebilmelisiniz. Amaçlarınızı önceden belirlemenizde ve kendi eğilimlerinizi iyice tanımanızda yarar var (örneğin hisse senetlerini tahvillerden daha riskli buluyor olabilirsiniz), çünkü eğer kararsızsanız ve borsaya inancınız yoksa bu sizin potansiyel bir borsa kurbanı olduğunuzu gösterir. Yani ilk tehlikede paniğe kapılarak elinizdeki hisseleri zararına satabilirsiniz. Başarılı yatınmcıları borsa kurbanlarından ayıran şey, yeterli bilgi ve araştırmanın yanı sıra kişisel hazırlıktır. Gerçekte bir yatırımcının kaderini belirleyen şey menkul değerler borsası ya da hisselerin ait olduğu şirketler değildir. Bu güç yatırımcının kendi ellerindedir.

***

Çocukluğumda tanık olduğum tek hisse alımı, dedem Gene Griffin’in satın aldığı Cities Service hisseleri idi. Dedem son derece muhafazakar bir yatırımcıydı ve Cities Service’i seçmesinin nedeni bunun bir su hizmetleri şirketi olduğunu zannetmesi idi. New York’a gidip de şirketin aslında bir petrol firması olduğunu öğrenir öğrenmez hisselerini sattı. Bundan bir süre sonra da Cities Service bire elli kâr bıraktı.

***

Peter de Roetth tanınmamış hisse senetlerini satın alarak yatırım yapan bir dostumdur. Harvard Hukuk Fakültesi mezunlarından olan Roetth’in menkul değerlere karşı iflah olmaz bir tutkusu vardır. Bana Toys “R” Us hisselerinin yükseleceği tüyosunu veren kişi de odur. Başarısının sırrı işletme ya da ekonomi okumamış olmasıdır, böylece öğrendiği bilgileri unutmaya çalışarak boş yere zaman harcamamış oldu.

***

Borsacılıkta önemli olan şey rakiplerinizden daha farklı bir kafa yapısına sahip olmaktır. Hepimiz aynı gazetleri ve dergileri okur, aynı ekonomistleri dinleriz. Doğrusu birbirimizden pek farkımız yoktur. Aramızda eski yüzücüler, sörfçüler ya da kamyon şoförleri yoktur. Yatırım fonu yöneticileri arasında liseden terk kimselere rastlanmaz.

***

Eğer bir hissenin fiyatı düşerse ama şirket hakkındaki temel veriler olumluysa hisseleri elden çıkarmamak, hatta daha çok hisse almak en akıllıca davranış olacaktır.

***

Profesyonel yatırımcıların adı sanı duyulmamiş La Quinta hisselerine para yatıracak cesareti göstermeleri ender rastlanan bir olaydır. Aslını ararsanız bilinmeyen yeni bir şirketin hisselerini alarak büyük kazanç sağlamakla, tanınmış bir şirketin hisselerini alarak az miktarda zarar etmek seçenekleri arasında tercih yapmak zorunda kalan menkul değerler yatırım fon yöneticileri, emekli sandıkları yöneticileri, ya da şirketlerin portföy yöneticileri genellikle ikinci alternatifi seçerler. Başarı önemli bir şeydir, ama başarısız olunduğunda kimsenin sizi ayıplamaması daha da önemli bir noktadır. Wall Street’te bir yasa vardır: “Müşterisinin parasını IBM’de kaybeden borsacı işini asla kaybetmez.” derler.

Eğer elinizde IBM hissesi varsa ve IBM aniden düşerse, müşteriler ve patronlar: “Şu IBM’e de son günlerde ne oldu?” diye sorarlar. Ama La Quinta Motor Inns hisselerinin değeri düşerse, “Sana neler oluyor?” diye soracaklardır. Bu yüzden tedbirli portföy yöneticileri sadece iki analistin ilgilendiği ve değeri üç dolar olan La Quinta hisselerinden uzak durur. Ya da hisseleri 4 dolardan alıcı bulan ve Arkansas’ın küçük bir kasabasında küçük bir dükkan olan, ancak gelecek vadeden Wal-Mart’a kimse yaklaşmaz. Amerika’nın bütün kentlerinde bir şubesi açılınca, elli analist gözlerini üzerine dikince, genel müdürü işe kamyonetle gidip gelen kendine özgü bir milyarder olarak People dergisine çıkıp halka tanıtılınca herkes Wal-Mart hisse senetlerinin peşine düşer. Oysa hisselerin değeri çoktan kırk dolara ulaşmıştır.

Wall Street - Dow Jones
***

Ne 1400 ayrı hisse senedine para yatırmak, ne de seçiminizi sadece 100 hisselik bir listeden yapmak zorundasınız. Canınız isterse bir, isterse dört ya da on adet hisse alabilirsiniz. Eğer gözünüz hiçbir şirketi tutmazsa hisse almaktan vazgeçip daha iyi bir fırsat bekleyebilirsiniz.

***

Oyunun galipleri ellerine her zaman en iyi kağıtların gelmeyeceğini bilirler. Kaderlerine razı olurlar ve kullandıkları yöntemin ondan sonraki ellerde etkili olacağına inandıkları için moralleri hiç bozulmaz. Başarılı yatırımcılar da arada sırada kaybettikleri zaman, ellerindeki hisselerin fiyatı yükselmemekte direndiğinde ya da beklenmedik bir aksilikle karşılaştıklarında buna boyun eğerler. Ani düşüş felaketleri onları korkutmaz.

H&R Block kuruluşu ile ilgili gerekli bütün araştırmayı yaparak hisse senetlerini aldıktan sonra hükümet ilgili vergi yasasını değiştirir ve bundan Block’un işleri zarar görürse iyi yatırımcılar bunu kötü bir rastlantı olarak değerlendirerek yeni bir hisse aramaya koyulurlar. Menkul değerler borsasının sadece matematikle açıklanamayacağını ve satranç oyunundaki gibi her zaman iyi durumda olan tarafın kazanamayacağını bilirler. Elimdeki hisselerin onundan yedisi istediğim performansı verirse keyfime diyecek olmaz. Ama hisselerimden onda altısı başarılı olursa bu benim için yeterlidir. Elinizdeki on hisseden altısı size kâr getiriyorsa bu Wall Street’te gıpta ile bakılacak bir başarıdır.

***

Herhangi bir hisse satın almaya karar vermeden önce kendinize sormanız gereken birkaç soru var: 1) Bir evim var mı? 2) Borsaya yatıracağım paraya başka bir işte ihtiyacım var mı? 3) Beni borsada başarıya ulaştıracak özelliklere sahip miyim?

***

Borsada başarılı olmak için gerekli özelliklerin başında sabır, özgüven, sağduyu, dayanıklılık, açık fikirli olmak, bağımsızlık, sebat, alçak gönüllülük, esneklik, araştırmacı bir ruh, hataları kabul edebilme ve kolay kolay paniğe kapılmama becerisi gelir.

***

Yayınlanan dergilerden yararlanarak yatırım dünyasındaki eğilimleri bulup ortaya çıkaran Investor’s Intelligence, 1972 yılının sonundaki borsa krizinden önce herkesin borsanın çıkacağını beklediğini, borsa danışmanlarının ancak yüzde on beşinin gerçekleşen düşüşü önceden kestirebildiğini söylüyor. Borsa 1974 yılında toparlanmaya başlamadan önce yatırımcılar her şeyin daha da kötüye gideceğine inanıyor, danışmanların yüzde altmış beşi fiyatların daha da düşeceğini haber veriyormuş.

1977 yılında borsa tekrar düşmeye başlamadan önce dergi yazarları yine iyimser bir tavır içindeymişler, sadece yüzde onu borsanın düşeceğini öne sürmüş. 1982’nin başında borsa tırmanışa geçmeden hemen önce danışmanların yüzde 55’i borsanın düşeceğini iddia etmiş. 19 Ekim 1987 krizinden önce ise danışmanların yüzde sekseni borsanın geleceğinin parlak olduğunu bildirmişler.

***

İnsan olmanın getirdiği kimi doğal özellikler borsanın zamanlamasına ayak uydurabilmemizi engeller. Dikkatsiz bir yatırımcı sürekli olarak üç duygusal aşamadan geçer: endişe, mutluluk ve teslim olma. Önce borsanın düşeceğinden ya da ekonominin kötüye gideceğinden endişelenerek uygun hisseleri uygun fiyattan satın almaz. Sonra bu hisseleri yüksek fiyattan satın alır ve fiyatlar yükseldiği için mutlu olur. Aslında endişeye kapılıp ilgili şirketleri iyice araştırması gerekirken o yan gelir yatar. En sonunda da elindeki hisselerin değeri düşünce pes eder ve bunları zaranna satar.

***

Eğer siz hisse senedi 50 dolarken alıp sonra değeri 60 dolara çıkınca biraz daha hisse alan (Bak, demedim mi, bu meretin değeri gittikçe artıyor), fiyat 40 dolara düşünce de hemen elinizdeki hisseleri satan türdenseniz (Ne yapalım, yanılmışım. Bu meret gittikçe düşüyor) hiçbir borsa kitabı size yardım edemez.

***

Asıl ters yatırımcı ortalık yatışana kadar bekler ve kimsenin dikkatini çekmeyen, özellikle de Wall Street’in uykusunu getiren hisseleri satın alır.

***

Binlerce borsacı geleceği görebilmek için her yıl fazla alınan ya da fazla satılan hisseleri, omuz-baş-omuz formasyonlarını, alım emirlerinin satış emirlerine oranını, FED’in para arz politikasını, dış yatırımları, takım yıldızlarının gökyüzündeki hareketlerini ve çınar ağaçları üzerindeki yosunları inceler ama Hunların ne zaman saldırıya geçeceğini tahmin etmeye çalışan Romalı kâhinler kadar bile başarılı olamazlar.

***
Borsadaki yükselişin ilk aşamasında

-Yani borsanın bir süredir düşük olduğu ve kimsenin yükseleceğini tahmin etmediği dönemlerde- insanlar hisse senetlerinden hiç söz etmez. Hatta gelip benimle tanışarak ne iş yaptığımı sorduklarında “borsa yatırım fonu yöneticisiyim” deyince kibar kibar başlarını sallayıp ilk fırsatta ortadan kaybolurlar. Eğer benimle konuşmaya devam ederlerse hemen futboldan, yaklaşan seçimlerden ya da havadan söz açmaya çalışırlar. Ama çok geçmeden etrafımızdaki bir dişçiye yaklaşarak diş taşları hakkında bilgi almaya başlarlar. On kişi bir borsacıyla hisse senetleri hakkında konuşmaktan kaçınıp dişçilerle diş taşından söz ediyorsa bilin ki borsa yakında yükselecektir.

İkinci aşamada

Ne iş yaptığımı söyleyince insanlar yanımda biraz daha uzun kalarak -yani borsanın ne kadar riskli bir yatırım alanı olduğunu söyleyecek kadar kalarak- dişçiye yaklaşırlar. Kokteyl partinin konusu hâlâ hisse senetleri değil, diş taşlarıdır. Borsa ilk aşamaya oranla yüzde on beş yükselmiştir ama bu henüz kimsenin dikkatini çekmemiştir.

Üçüncü aşamada

Borsa artık yüzde otuz yükselmişken bir grup amatör borsacı dişçiye aldırmadan etrafımı sarar ve bütün gece yanımdan ayrılmaz. Yatırımcı adayları birer birer beni kenara çekerek hangi hisseleri almaları gerektiğini sorarlar. Hatta dişçi bile bana hangi hisseleri alacağını sorar. Partideki herkes belli hisselere para yatırmıştır ve olan biteni hep birlikte tartışırlar.

Dördüncü aşamada

Yine etrafımdaki kalabalık eksilmez ama bu kez bana hangi hisse senetlerini almam gerektiğini söylüyorlardır. Dişçinin bile aklında birkaç tüyo vardır ve partiyi izleyen günlerde gazeteye bakınca bana önerdiği hisselerin hepsinin değer kazanmış olduğunu görürüm. Tanıdıklarım borsa hakkında, üstelik haklı tavsiyelerde bulunmaya başlayınca artık borsa en yüksek noktasına çıkmış, düşmeye hazırlanıyordur.

*** 

Borsayı yok sayın. Eğer sizi buna inandırabilirsem bu kitap görevini yerine getirmiş sayılır. Bana inanmıyorsanız Warren Buffett’a inanın. Buffett “Bana sorarsanız,” diye yazar, “borsa yoktur. Sadece bazı aptalların nelere kandıklarını gösteren bir masaldır borsa .”

***

Buffett, yönetimindeki Berkshire Hathaway’i son derece kârlı bir girişim hâline getirmiştir. Bu başarılı şirketin hisseleri 1960’1arda 7 dolar değerindeydi, aynı hissenin bugünkü değeri ise 4.900 dolardır. O zamanlar Berkshire Hathaway’e yapılan 2.000 dolarlık bir yatırım yedi yüz katı kâr getirerek bugün 1,4 milyon dolara ulaşmıştır. Bu Buffett’ın ne kadar iyi bir yatırımcı olduğunu kanıtlıyor. Hisse senetlerinin gerçek değerlerinin çok üzerinde fiyatlardan satıldığını düşündüğü bir dönemde elindeki bütün hisseleri satarak parayı ortaklarına bölüştürmüştü. Hazır parayı alarak sahiplerine geri dağıtmak kanımca borsa tarihinde sadece bu olayda görüldü.

***

Niyetiniz bir hisse alıp onu borsanın gidişine terk etmekse siz en iyisi otobüse atlayıp paranızı en yakın kumarhaneye yatırın. Bir sabah uyandığınızda kendi kendinize “Hisse senedi satın alacağım çünkü içime borsanın bu yıl yükseleceği doğuyor” derseniz benden size tavsiye telefonunuzu fişten çekip bütün broker’lardan uzak durun. Sizi kurtarması için borsaya boş yere güyenmeyin, böyle durumlarda borsa hep sizi haksız çıkaracaktır.

***

Ben hoşuma giden bir şirket bulduğumda kimseyi dinlemem, hisseleri satın alırım. Benim için hisseleri almakta geç kalmışım, ya da erken davranmışım, hiç fark etmez.

***
  • Profesyonel borsacıların bilgi ve becerilerini gözünüzde fazla büyütmeyin.
  • Geçmişte edindiğiniz bilgilerden yararlanın. 
  • Wall Street tarafından henüz keşfedilmemiş ve onaylanmamış yani radara yakalanmamış şirketleri tercih edin.
  • Hisse senetlerine yatırım yapmadan önce kendinize ev alın.
  • Paranızı borsaya değil, hissesini aldığınız şirketlere yatırdığınızı düşünün.
  • Kısa vadeli dalgalanmalara kulak asmayın. • Hisse senetleri size büyük kâr sağlayabilir. • Hisse senetleri sizi büyük zarara sokabilir.
  • Ekonomiyi önceden tahmine çalışmak boşunadır.
  • Borsanın yakın gelecekte ne yöne ilerleyeceğini tahmine çalışmak boşunadır.
  • Hisse senetleri herkese ve her yaşa göre yatırım araçları değildir.
  • Sıradan insanlar gelecek vadeden şirketleri ve ürünleri profesyonellerden yıllar önce keşfedebilirler.
  • Borsada para kazanmak için elinizdeki avantajları iyi kullanmayı bilmelisiniz.
  • Borsada eldeki bir kuş daldaki on kuştan iyidir.

Kitabın Künyesi
Kitabın adı: Borsada Tek Başına
Kitabın yazarı: Peter Lynch
Çeviren: Şehnaz Tahir
Sayfa sayısı: 302
Konu: Borsada kendi bilgilerinizi kullanarak para kazanma yolları
Yayınevi: Scala Yayıncılık, Aralık 2018, İstanbul

.
Barış Kardeş

Barış Kardeş

Twitter

Arkadaşlarınla Paylaş!