Endüstri 4.0’ın Kalbi: Blockchain Teknolojisi Durdurulamaz!

Devrimleri kavrayabilmek ve anlayabilmenin en önemli ayrıntısı daha önce olmuş devrimlerin oluşum süreçlerini ve tarihini iyi anlamak ve analiz etmekten geçiyor.

Devrim kelimesi her ne kadar köklü bir değişiklik olarak tanımlansa da kullanıldığı duruma göre anlam değişikliği olmakta. Devrimler biz insanların hayatını ve alışkanlıklarını doğrudan etkileyen biraz sancılı süreçler oluyor. Yönetim şekilleri, sosyal- kültürel hayat, iletişim ve sanayideki üretim modelleri gibi… Ben ise bu yazıda adını çokça duymaya başladığımız, 4. Sanayi Devrimi’nden, diğer adıyla Endüstri 4.0’dan bahsedeceğim.

Dünya bu terimi ilk olarak Hannover 2011 Fuarı’nda duydu. Ağır sanayinin kalbi Almanya’nın ortaya attığı bu terim ve oluşturacağı sorun ve kazanımlarıyla ilgili ise halen tartışmalar ve araştırmalar devam ediyor. Devrimleri kavrayabilmek ve anlayabilmenin en önemli ayrıntısı daha önce olmuş devrimlerin oluşum süreçlerini ve tarihini iyi anlamak ve analiz etmekten geçiyor.

Dünya tarihinde, üretim alanında bugüne kadar 3 devrim gerçekleşti:

Tarım Devrimi: İnsanların ilk kez tarım yapmasıyla gerçekleşen bu devrim sonucunda, avcılık ve toplayıcılıktan tarıma ve yerleşik düzene geçmelerini sağlamış. İnsan bu devrimle tüketim toplumundan üretim toplumuna geçmiştir.

Endüstri 1.0: Demirin hammadde kömürün ise enerji kaynağı olarak kullanıldığı ve fabrikaların ortaya çıktığı bu sürece makine çağı denilebilir.

Endüstri 2.0: Üretim sistemlerinde elektriğin kullanılmaya başlanması ve elektrik gücünün montaj hatlarını kumanda etmesiyle ortaya çıkan bu dönemde; kömür, demir ve buharın yanı sıra çelik, elektrik, petrol ve kimyasal maddeler de üretim süreçlerine dahil olmuştur. Petrol tabanlı motorların Endüstri 2.0’ın oluşumunu tetikleyen önemli bir unsur olduğunu söyleyebiliriz.

Endüstri 3.0: Programlanabilir mantık devreleri yani bilgiyi bir program aracılığıyla iş makinelerine aktaran mikroişlemci tabanlı devreler. Bu sistemin üretim alanına girmesiyle üretim sisteminin otomasyonu gerçekleşti. Bununla birlikte bilgisayar kullanımı, akıllı telefonlar ve internet insan hayatının her anına girdi.

İnsan hayatının bu zamana kadar gelişimindeki süreçlere değinerek tarihe bir göz attıktan sonra şimdi esas konumuza doğru girebiliriz. Geçmişte olan dönüşümlere ve devrimlere tanıklık edememiş olsak da şu an yaşadığımız dönem içerisinde henüz başlangıcında olduğumuz Endüstri 4.0’a tanıklık ediyoruz ve edeceğiz. Peki Endüstri 4.0 nedir, bir de ona bakalım.

Endüstri 4.0

En basit şekliyle; makinelerin ve sistemlerin dijital nesneler tarafından kullanılması. ‘’Dijital Nesnelerin Çağı’’nda mobil cihazlar şu anki kullanım alanlarını aşacak ve birçok nesne uzaktan kontrol edilerek hayatın kolaylaşması sağlanacak. İnternet ve ağ üzerinden büyük veri transferlerinin çok hızlı bir şekilde yapılması ve dünya üzerindeki bütün mobil cihazların internete bağlanabilir ve haberleşebilir konuma gelmesi mümkün olacak.

Bu kadar çok mobil cihaz ve akış olunca ister istemez buralardaki bilgi depolama alanlarının ortak ve her an ulaşılabilir olması gerekliliği ortaya çıkacak. Buna bağlı olarak Bulut Bilişim Sistemlerinin gelişip, yaygınlaşması bir zorunluluk haline gelecek. Endüstrinin her alanında, gündelik hayatın içinde ve birçok alanda robot kullanımı hızla artacak, bu robotlar birbirleriyle iletişime geçebilecek, hatta karar verebilecek.

Endüstri 4.0’ın yapı taşlarına baktığımızda kripto dünyasından aşina olduğumuz terimler çıkıyor karşımıza.

  1. Nesnelerin İnterneti, IoT (Internet of Things)
  2. Simülasyon (Simulation)
  3. Otonom Robotlar (Autonomous Robots)
  4. Katmanlı Üretim (Additive Manufacturing)
  5. Artırılmış Gerçeklik (Augmented Reality)
  6. Bulut Bilişim (Cloud Computing)
  7. Siber Güvenlik (CyberSecurity)
  8. Büyük Veri ve Analizi (Big Data and Analytics)
  9. Yatay ve Dikey Sistem Entegrasyonu (Horizantal and Vertical System Integration)

Yapay zeka, otonom araçlar, robot teknolojileri, büyük veri, nesnelerin interneti gibi teknolojiler insanlığın bugüne kadar şahit olmadığı büyük bir değişimi ortaya koyuyor.

Dünya Ekonomik Forumu’nun kurucusu, Yönetim Kurulu Başkanı ve 4. Sanayi Devrimi kitabının yazarı Klaus Schwab, Endstri 4.0’ın insanların yaptıkları her şeyi değiştireceğini söylüyor ve şunu ekliyor; “Blockchain teknolojisi Sanayi 4.0’ın tam merkezinde, kalbindedir”.

Blockchain üzerindeki işlemlerin ağdaki herkes tarafından bilinmesi, kolayca denetlenebilmesi ama aynı zamanda değiştirilememesi hem bir şeffalık hem de güvenli iletişim sağlamaktadır.

Endüstri 4.0’ın amaçlarından biri otonom makineler elde etmektir. Eğer fabrika oluştururken fiziksel sistemler arasında Blockchain ağı kurulursa makineniz ve parça tedarikçisi arasında bir bağ kurmuş olursunuz. Makineler otomatik ve güvenli bir şekilde çalışır ve gerektiğinde yedek parça siparişini otomatik olarak verebilir.

Yapay zeka, büyük veri depolama, nesnelerin interneti ve siber güvenlik alanlarında oluşan gelişmelerde ve yenilenme süreçleri içerisinde direkt olarak kripto para teknolojilerinin dahil olduğunu görebiliyoruz.

Nesnelerin interneti alanında çalışmaları olan IOTA, WTC, IOTX, ITC, RUFF, ITC, INT, ROX, CPC gibi kripto paraları sayabiliriz. Bunların içinden IOTA Tangle olarak adlandırılan Blockchain teknolojisine benzer başka bir teknoloji kullanmakta, yapay zeka ve nesnelerin interneti alanlarında çalışmalar yürütmekte. 2020 yılına kadar 20 milyar cihazın birbirine bağlı olacağı ve 20 yıl içinde verimlilik artışı ve maliyet düşüşleri sayesinde tirilyonlarca dolar ekonomik kâr elde edileceği düşünülüyor.

Siber güvenlik alanındaysa piyasanın temel taşlarından sayılabilecek Litecoin’i görüyoruz. Ayrıca CVC, SKY, MFT, QSP de bu alanda çalışma yapan kripto paralardan bazıları. Büyük veri depolama alanında örnek verebileceğimiz en iyi projelerden biri iExec diyebiliriz. Ethereum akıllı sözmeşlerine dayanan Blockchain tabanlı, merkezi olmayan bir bulut bilişim platformu olarak çalışmalarına devam ediyor.

Yapay zeka alanında yine IOTA’yı önde görüyoruz. CTXC, CND, MAN gibi kripto paralar da bu alanda gelişimlerini sürdürüyor.

Her geçen gün proje sayısı da artmakta. Bunlardan hangileri başarılı olabilicek ve kabul görecek bunu zaman gösterecek. Kişisel düşüncem ilerleyen zamanda bahsettiğimiz konular üzerinde komplike çözüm üretebilen projelerin bir adım daha öne geçeceği şeklinde.

Bütün bu gelişmeleri düşündüğümüzde biz insanların iş gücüne pek ihtiyaç kalmayacak gibi duruyor. Belki de çalışan son insan neslinden olacağız. Sadece mavi yakalı çalışanlar için değil beyaz yakalılar için de aynı şeyin geçerli olacağını düşünüyorum.

.
Antonyo Vivaldi

Antonyo Vivaldi

Twitter