Sam Seiden – Arz ve Talep Yasalarına Dönüş

Kategori: Röportaj, Teknik Analiz / Yazar: Geronimo

Sam Seiden
Sam Seiden

Traderlara birçok göstergeyi birarada sunan programların çokluğuna karşın, Sam Seiden geleneksel teknik analizden kaçınarak, basit arz ve talep yasalarını kullanmıştır.

İlk olarak Chicago Ticaret Borsası’nda (CME)çalışırken vadeli işlemlerle tanışan Sam Seiden, piyasa hareketlerini izleyerek arz ve talep teorilerini geliştirdi. Bir telefon memuru olarak çalışırken yedi yıl boyunca işlemler yaptı ve bugün hala kullandığı metodolojiyi geliştirdi. Diğer pek çok traderdan farklı olarak, Seiden’in yaklaşımı fiyata basitçe odaklanmaktan geçer.

“Yaptığım işlemlerin indikatörlerle, osilatörlerle, haberlerle, duyurularla, Federal Rezerv açıklamalarıyla ya da başkalarının fiyatı etkilediğini düşündüğü hiçbirşeyle alakası yok. Neticede etkilerin hepsi fiyata yansır. Pazardaki gerçek arz ve talep ilişkisini yalnızca fiyat gösterir. Diğer tüm göstergeler, fiyatın türevlerinden başka birşey değildir ve fiyattan sonra hareket ederler. Fiyat gecikmesiyle yapılan her türlü alış veya satış da riski arttırırken kazancı azaltır.”

Sam Seiden 90’lı yılların sonlarında kendi hesabını yönetmek için borsadan ayrıldı. Ayrıca “The Simple Swing Trader” adında bir pazar danışma bülteni başlattı. 2000 yılının başlarında, Pristine Capital Holding’de teknik araştırma direktörü oldu. Şirketin müşterileri için ticari metodolojiler geliştirerek ve yatırım araştırmaları yaparak, şirketin ticari danışmanlık hizmetlerini yönetti. Şu anda Seiden kendi işlemlerini yürütürken, müşterilerine de teknik araştırmalar yapıyor ve fir-ması The Scientific Investor aracılığıyla eğitim seminerleri veriyor. Kendisi aynı zamanda “Trade What is Real, Not What You Feel” in yazarıdır.

AT: Borsada çalışırken neler öğrendiniz?

SS: Alıcıların ve satıcıların eylemlerini gözlemleme şansı verdi. Kim istikrarlı bir şekilde kar ediyor, kim etmiyor, bunu hızlıca kavradım. Bu grupların eylemlerine odaklandığımda, davranış kalıplarını fark etmek kolaylaştı. Sürekli kaybeden traderlar aynı iki hatayı yaparlar. İlk olarak, satın alma dönemi geçtikten sonra satın alırlar veya satış döneminden sonra satarlar. İkincisi, arzın talebi geçtiği seviyelerde satın alırlar veya talebin arzını aştığı yerlerde satış yaparlar.

Bu hataların grafikte nasıl göründüğünü anlamaya başladım. Mevcut stratejimi böyle geliştirdim. Orada işlem yapmamın büyük bir avantajı vardı. İşlem yaptığınız kişilerle yüz yüze olmak yerine, arz ve talebi ölçen fiyat seviyelerine sahip bir grafik görüyorsunuz. İşlem açan 10 kişiden 9’u duy-gularıyla hareket ediyor ve tuzağa düşüyor. Bu yüzden, arz ve talep yasalarına dayanan bir dizi kurala sahip olmak önemlidir.

AT: Arz ve talep kavramınızı açıklayabilir misiniz?

SS: Basit bir matematiğe dayanıyor. Belirli bir fiyatta 100 alıcı ve 50 satıcı varsa, net olarak arz ve talep dengesizliği vardır. 50 satıcı satar satmaz fiyata ne olur? Yükselmeli, başka bir sonuç olamaz. Eğer bir fiyatta alıcılar varken satıcılar yoksa, satın almak için rekabet vardır. Bu rekabet fiyatın daha da yükselmesine yol açar. Arz ve talebin tekrar dengede olduğu fiyat seviyesine gele-ne kadar fiyat yükselmeye devam edecektir. İşte ben, arz ve talebin dengesiz olduğu fiyat seviye- lerini tespit ediyorum.

AT: “Gerçek” destek – talep ve direnç – arz’ın nerede olduğunu nasıl belirliyorsunuz?

SS: Çoğu kişi bunu, o anki fiyatın altında veya üstündeki işlem aralığı kümeleri gibi düşünüyor , fakat bu yeterli değil. Desteğin geleneksel tanımı, o anki fiyatın altında bulunan işlemler kümesidir. Fakat kimsenin dikkat etmediği şey, bu bölgelerin öncesinde ve sonrasında ne olduğudur ve aslında tüm bilgi burada gizlidir.

Bölgeden önceki fiyat hareketi, bölgenin kuvvetli talep bölgesi olup olmadığını gösterir. Yani destek veya talep için, bir yükseliş, sonra mola ve tekrar yükseliş formasyonu arıyorum. Yani yükseliş, böyle bir kümelenmeden veya konsolidasyondan önce gelmeli. Büyük resimde, yükselişten sonraki düşüş sadece destek seviyesine olan bir düşüştür. Ancak, fiyat yükseldikten sonra kümelenip tekrar bu bölgeden yeni bir yükselişe geçtiğinde artık bir talep bölgesinden bahsedebiliriz. Yalnızca fiyat bu bölgeye ilk defa uğradığında alım yaparım. Çünkü arz – talep dengesizliğini çok fazladır. Fiyatın bu bölgeye her düşüşü bölgeyi zayıflatır ve talep bölgesi snunda kırılır. O yüzden fiyat ilk defa bu bölgeye uğradığında alım yaparım.

AT: Alımdan sonra hedefiniz neresi oluyor?

SS: Böyle bir durumda hedef fiyat üzerindeki kuvvetli arz bölgesi oluyor.

AT: Bunu grafikte nasıl buluyorsun?

SS: Destek – talep için yaptığımızın tam tersini yapıyorum. Düşüş trendi sırasında oluşmuş, sizin direnç olarak görebileceğiniz bölgelerde. Bu sefer fiyat düşüş ardından bir mola ve yine düşüş sırasıyla ilerler.

AT: Stoplarınızı nereye koyuyorsunuz?

SS: Talep seviyesinde işleme girdiğimde, talep bölgesinin diğer tarafına stop koyuyorum. Eğer arz bölgesinde short pozisyonu açmışsam stop arz seviyesinin hemen üstünde oluyor.

AT: Genel yönteminizle ilgili olarak, öncelikle bir kırılım olup olmadığını izleyip daha sonra fiyat bu bölgeye geri geldiğinde işleme girdiğinizi söyleyebilir miyiz? Bu oldukça sık rastlanan bir durum.

SS: Her zaman olan şey. Elbette kazanç-risk oranı yüksek olan işlemleri tercih ederim. Giriş bölge- sinden hedef bölgesine minimum 1’e 3 oranında kazanç fırsatını kovalarım. Diğer bir değişle ka-zanç stop’un 3 katı olmalı. Temel olarak, en yüksek arz veya talebin nerede olduğunu buluyorum
ralli – üs – ralli ve düşüş – baz – düşüş örüntüleri. Bu ikisi arasındaki mesafe, üçe bir kazanç-risk oranını sunmalıdır. Eğer fiyat ilk kez bu talep seviyesine gelirse ve karşıt arz seviyesine olan mesafe en az üç kat fazla ise işleme giriyorum.

AT: İşlemlerinizin zaman aralığı nedir?

SS: Bir veya iki günden iki veya üç haftaya kadar.

AT: Ne tür grafikler kullanıyorsunuz?

SS: Belirli bir pazardaki arz-talep ilişkisini ölçmek için 30 dakikalık, 60 dakikalık, günlük ve haftalık mumları içeren birden fazla grafik kullanıyorum.

Sam Seiden

AT: Şu anda aktif olarak hangi piyasalarda trade yapıyorsunuz?

SS: 30 yıllık T-bonosu, 10 yıllık note, E- Mini S&P 500, E-Mini Nasdaq, Japon Yeni, Euro, İngiliz Sterlini ve İsviçre Frangı Future.

AT: Trendle birlikte mi hareket edersiniz yoksa trende karşı mi işletme girersiniz?

SS: Geleneksel trend analizi, fiyat en düşük riskin olduğu bölgeden uzaklaştıktan – yani size en yüksek kazancı sunabilecek bölgeden uzaklaştıktan – sonra sizi işleme davet eder. Fiyat talep böl-gesine geldiğinde bir sonraki hareket yukarı yönlü olacaktır. İşte o talep bölgesinde işleme girerim.

Tipik olarak fiyat arttıktan günler sonra trend yatırımcılarının büyük çoğunluğu aynı piyasada alıma başlayacaktır. Aslında risk düşük iken alan kişiler kazanmaya başlamışlardır bile. Ticarette kazanmanızın tek yolu birilerinin sizin alış fiyatınızdan daha yüksek fiyatlarda alım yapması ya da satış yaptığınız bölgeden daha düşük fiyatlarda satış yapmasıdır.

AT: Görünüşe göre dönüş noktalarında veya trend henüz başladığında işleme giriyorsunuz.

SS: Evet, objektif arz ve talep analizi ile “bir sonraki” eğilimi uygun bir şekilde tahmin ettiğinizde, herkes yeni trendin farkına varmadan pazarda olursunuz. Bir düşünün; piyasa, büyük bir artış yaptığında, ardından yükselen bir yüksek ve yükselen bir dip yaptığında birçok insan trendin başladığı farkeder. Yükseliş trendleri birçok kişiyi alıma çeker. Aslında bir sonraki trendi daha önceden düzgün tahmin edebilen kişilere kazandırmış olurlar. Geleneksel trend analizi size daha geç aldırır ve sattırır.

Formasyonlar da size daha sonra aldırır. Örneğin fincan-kulp/çanak-kulp gibi formasyonlar asıl alış döneminden sonra sizi piyasaya sokar, aynı şekilde omuz-baş-omuz formasyonu asıl satışlar yapıldıktan sonra size satış yaptırır. Arz ve talep yasalarına bağlı hareket eden herkes bu formasy-onlara göre alış veya satış yapmanın saçma olduğunu söyleyecektir. Çanağın meydana gelmesinin sebebi zaten dipteki talep bölgesidir. Eğer kulbun yukarı kırılışında işleme giriyorsanız, giriş yerinizden gerçek talebe olan mesafeyi riske etmişiniz demektir ve bu çok büyük bir risk.

Bu yazı activetradermag dergisinden, “Back to the laws of supply and demand – by active trader staff” başlıklı Sam Seiden röportajından Türkçe’ye çevrilmiştir.

Sitemizde yayınlanmış diğer röportajlara buradan ulaşabilirsiniz.

Arkadaşlarınla Paylaş!